Yüklüyor...

SepeNatural Propolis & Arı Sütü 100*300mgr Kapsül

Resmi büyütmek için tıklayın

Fiyat: 34.00 TL

Stokta

Ürünümüzün Kullanım önerisi: Günde 2-3 defa 1 kapsül yemek öncesi veya sağlık uzmanınızın öngördüğü şekilde kullanılması tavsiye edilir.

Ürünümüzün Muhafaza Koşulları:Çocukların ulaşamayacağı, serin ve kuru yerde ağzı kapalı olarak muhafaza ediniz. Direk güneş ışınlarından koruyunuz.

 

                                                                                                                                                  __                         _________________

       

Ürün Adı: Propolis – Arı Sütü

 

Propolisin insan vücuda bitmeyen faydaları ile Arı Sütünün besleyici özelliği sayesinde insan vücudu ihtiyacı olan bir çok besini bu karışımdan alabilmektedir.

 

Propolis; arıların bitki filiz ve tomurcuklarından topladığı, kovan giriş deliğine, çatlak ve kırıkları kapattığı, antibakteriyal, antiviral, antifungal, antioksidan, antiparazitik özelliklere sahip yapışkan ve reçinemsi bir maddedir. Arılar bu bitkilerden topladığı reçinemsi maddeyi arka ayaklarında kovana taşırlar. Balmumu ve bazı sindirim salgıları ile karıştırarak kovan içinde kullanırlar. Arılar propolisi kavak, meşe, kayın, okaliptus ağaçları ve çalılıklardan toplarlar. Arının arka bacağında taşıdığı propolis kovanda ancak diğer arıların yardımı ile boşaltılabilir. Arılar propolisi kovanda dip tahtası, çerçeve kenarları ve giriş deliği arkasında biriktirirler.

Yapılan çalışmalarda düzenli ve sürekli olarak Propolis alınması durumunda sindirim, solunum ve dolaşım sistemindeki hastalık etmenlerini (patojenleri) yok ettiği, internal toksinleri vücuttan attığı saptanmıştır.

 

Sentetik antibiyotiklerin aksine uzun süre Propolis kullanımı zararlı bakterilerde direnç oluşturmadığı, yararlı bakterileri de olumsuz olarak etkilemediği düşünülmektedir. Bu nedenle Propolis ender bulunan geniş spektrumlu antibiyotik olarak kabul edilmektedir. Klinik çalışmalarda Propolisin comedo, beriberi, shingles, zosfer psorias, deri ülserine karşı çok etkili olduğunu göstermiştir. Propolis ayrıca ağız yaraları, periodonditis, diş ağrısı, rhinitis, mide ülseri, nefrit, idrar yolları enfeksiyonu, influenza, diare, polypus, malignant tümör (Kanser) ve diğer bir çok hastalıkta da başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Özellikle Japonya'da yapılan klinik çalışmalarda 3 ay ile 1 yıl sürekli bir şekilde alınan Propolisin, çeşitli internal kanser hücrelerinin devitalize ettiği saptanmıştır. Propolis çeşitli kanser hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde de önemli rol oynamaktadır.

 

Propolisin yapısındaki flavonoidler dolaşım sisteminde de önemli bir etkiye sahiptir. Kan pulcuklarının ve beyaz kürelerin konglomerasyonunu azaltmakta trombosisi önlemekte, damar sertliğini önlemekte, kan dolaşımını düzenlemekte, kan şekerini, lipit ve kolesterolü azaltmakta, kanı temizlemektedir. Propolisteki flavonoidler ve terpenler oldukça kuvvetli antioksidan ve antisenilitik etkilere sahiptir. Unutkanlığa ve beyin damarları kireçlenmesine iyi gelmektedir. Propolisin antioksidan etkisinin BHT den 2 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Sürekli Propolis kullanımı lipitlerin peruksidasyonunu ve melanin sedimentasyonunu önlemekte, cytotoxinleri yok etmekte, vücut aktivesini artırmakta ve yaşlanmayı (deception) geciktirmektedir.

 

Arı sütü, 6-12 günlük isçi arıların kafalarındaki çene altı (Mandıbular) ve hipofarenks (Hypophryngeal) bezlerinden salgılanan, besin değeri ve biyolojik aktivitesi çok yüksek değerli bir üründür. Beyaz-krem renkte, pelte kıvamda, kendine özgü kokusu ve ekşi-acı bir tadı bulunmaktadır. Arı sütü kovan içerisindeki genç larvaların ve ana arının beslenmesi için kullanılır.
İsçi arılarla ana arı arasında genetik olarak bir fark yoktur. Larvaların beslenmesine bağlı olarak bunlar ya işçi arı veya ana arı olurlar. Tüm larvalar ilk 3 gün arı sütü ile beslenirler. Üçüncü günden sonra eğer larvalar bal ve polen ile beslenirse işçi arı, arı sütü ile beslenirse ana arı olurlar. Kovanda sadece ana arılar, tüm hayatı döneminde arı sütü ile beslenir. Larva döneminde arı sütü ile beslenen ana arılar gelismesini daha erken tamamlayarak 16 günde ergin hale gelirler. 3. günden sonra bal ve polenle beslenen isçi arılar ise gelişmesini 21 günde tamamlarlar. Ana arılar isçi arılara oranla çok daha iri ve dayanıklıdır. Ana arılar, tüm larva ve ergin dönemlerinde arı sütüyle beslendiğinden yumurtalıkları ve spermatekalrı (Erkekten gelen spermayı depo eden kese) çok iyi gelişmekte, günde 1500-3000 yumurta yumurtlayabilir ve bir günde yumurtladığı yumurtaların ağırlığı kendi ağırlığına eşittir. Hayatı boyunca arı sütü ile beslenen ana arılar 3-4 yıl yaşayabilirler fakat bal ve polenle beslenen isçı arılar sadece 5-6 hafta yaşayabilirler. ana arı ile diğer isçi arılar arasındaki farklılıklar bu özel dietden (arı sütü) kaynaklanmaktadır.

 

Arı sütü genel olarak vücutta hücre yenilenmesi, üretimi (hücre) ve metabolizması üzerinde etkili olduğundan organizmanın bütün dokularında canlılık ve bunun sonucunda sağlık, enerji, bağışıklık ve dinçlik meydana getirmede etkili olabilir. Bu yönüyle akla gelebilecek bütün sağlık problemlerinde önemli düzeyde motivasyon sağlamada destektir.

Arı sütü kalp rahatsızlıklarından kansere kadar bir çok hastalıkta vücudu güçlendirmek, bağışıklık sistemini uyarmak amacıyla kullanılmaktadır. Özellikle yoğun antibiyotik kullanan radyoterapi ve kemoterapi olan hastalarda muhtemel karaciğer ve böbrek zararlarını önlemekte, fonksiyonlarını korumaktadır.Arı sütü bir doğa harikası olarak; aşağıdaki durumları önlemede veya iyileştirmede yardımcı olmaktadır

 

· Bronşiyal Astım

· Akciğer Hastalıkları

· Uykusuzluk

· Mide Ülseri

· Böbrek Hastalıkları

· Kırıkların daha hızlı iyileştirilmesi

· Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi

· Saç, cilt ve tırnakların beslenmesi ve güçlendirilmesi

· Sindirim sistemini sağlıklı tutmak

· Üreme ve boşaltım sistemini korumak

· Ruhsal ve zihinsel (mental) dayanıklılığı artırmak

· Düşük Tansiyon

· Metabolizmayı canlandırmak, enerji vermek

· Yorgunluk

· Soğuk algınlığı ve grip

· Strese ve dış etkenlere karşı dayanıklılık

· Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde,

· Yaşlılıktan oluşan damar sertliği ve bitkinlik hallerinde,

· Çocukların dengeli beslenmesinde,

· Çocukların diş ve kemiklerinin gelişmesinde,

· Hücre yenileyici özelliği ile cilt bakımında,

· Kadınların periyodik dönemlerinde bozulan kan dengesinin düzenlenmesinde,

· Saç dökülmelerinin önlenmesi ve saçlara canlılık kazandırılmasında,

· Cinsel faaliyetlerin desteklenmesinde

               

Bu arı ürününün kullanımına ait Genel Uyarı:

Hamile kadınların ve 12 yaş altındaki çocukların bu ürünü bir hekim gözetimi altında kullanmaları önerilir.